• slayt
  • slayt
  • slayt
  • slayt
Duyurular
Bilecik Hava Durumu
Anket
Döviz Bilgieri
Merkez Bankası Döviz Kuru
  ALIŞ   SATIŞ
USD 7,6630   7,6768
EURO 8,9277   8,9438
       
Özlü Sözler
Kitaplardan önce, kendimizi okumaya çalışalım. (Hz.Mevlana)
Ziyaretçi Bilgileri
Bugün: 63
Dün: 70
Toplam: 18626
YAZARLARIMIZ


  SON EKLENEN MAKALE
HÜSEYİN FATİH ŞAHİN'İN KALEMİNDEN

DEVLERİN SAVAŞI (28 TEMMUZ 1402 ANKARA SAVAŞI)

Tarihte adını Ankara Savaşı olarak bildiğimiz savaşın 2 baş kahramanı Yıldırım Bayezid ve Timurun savaş öncesindeki durumlarına ve neler yaptıklarına bakalım.

 

Sultan Bayezid babası I.Muratın Kosova savaşında ölmesiyle tahta çıkmıştı.İlk iş olarak Anadoluda ki ayaklanmış beyleri bastırmak için Anadoluya yöneldi.Batı-Anadoludaki beylikleri, yani Aydın,Menteşe,Saruhan,Hamid ve Germiyan beyliklerini Osmanlıya tabii kıldı.Ardından Karamanoğlu beyliğinin üzerine sefer düzenleyerek onları barışa zorladıktan sonra Kastamonu beyi Candaroğlu Süleymanın beyliğini işgal etti.Bayezid, Anadoludaki aşayişi sağladıktan sonra Rumelideki duruma çeki düzen vermek için harekete geçti.Silistre ve Dobrucayı ele geçirip Bulgar Krallığını ortadan kaldırdı.Yıldırımın bu hareketleri Avrupada heyecana yol açmıştı ve Macar Kralı Sigismund önderliğinde toplanan Haçlı orduları Bayezidin Rumelide ki gidişatına dur demek için gruplar halinde harekete geçti.Haçlılar öncelikle Niğboluyu kuşatmaya başladılar.O sırada Bizans önlerinde olan Bayezid 10.000 seçkin süvarisini Niğboluya yolladı ve Haçlıları bozguna uğrattı. Sultan Bayezidin bir diğer amacıda İstanbulu ele geçirip Doğu Roma varisi ünvanını alarak yeni bir siyasi düşünceyi devreye sokma çabasındaydı.Fakat doğuda güçlenen Timur Sultan Bayezidin bu emellerine mani olacaktı.Timur ise Moğolların mirasçısı olmuş ve Anadoluda vasallık iddia ediyordu.Fakat Bayezid Timurdan çekinmemekle beraber herhangi bir önlemde almıyordu.Çünkü o Gazi Sultandı ve güç bela kurduğu otoriteyi küçük düşüremezdi. Niğbolu zaferinden sonra İslam Dünyasında şöhreti iyice artan Bayezid artık Sultan olmuştu ve Osmanlı padişahları arasında ilk Sultan ünvanını kullanan padişah olmuştu.Sultan Bayezid Niğbolundan sonra tekrar Anadolu yollarına düştü.Bunun sonucunda Konya ve Sivas’ı işgal etti. Daha sonra Memlük sınırına kadar giderek Erzincan,Malatya ve Elbistan aldı. Böylece Yıldırım bir taraftan Memlüklere meydan okurken diğer taraftanda Timurun kendi sahası olarak gördüğü Doğu-Anadoluyu işgal ederek Timuru karşısına alıyordu.

 

Sultan Bayezidde vaziyet böyleydi.Timur hakkında konuşacak olursak Timur 1335 yılında Semerkandın Keş şehrinde doğdu. Sista hükümeti merkezi kuşatması sırasında topal kalmış binaen aleyh kendisine Aksak Timur,Timurlenk denilmiştir.Uzunca boylu,dik duruşlu ve mert birisiydi.Sürekli düşünceli,sert ve ciddi idi.2 kulağına 2 küpe takardı.Bilim ve ilimden söz etmeyi sever ve fakihlerle muhabbet ederdi.Komik şeylerden tiksinirdi.Ayrıca çok iyi bir satranç oyuncusu idi.Farsça,Türkçe ve Moğolcayı iyi bilirdi.Cengiz kanunlarına çok saygı gösterirdi.Timur gençliğinde avcılık,küçük seferler ve cenk ile uğraşmıştır. Bu tarihlerde Maveünnehirde Çağatay hanlığı hüküm sürüyordu.Timur Çağatay Hanlığına karşı Semerkand valisi Emir Hüseyine yardıma gittiği için Çağatay hanlığını karşısına almıştı ama bu sayede Emir Hüseyinin kızıyla evlenebilmişti. Fakat eşi 2 yıl sonra vefat edince Emir Hüseyinle arasında bağ tamamen kopmuştu.Timur 1336 da Emir Hüseyinin konutu Belhi ele geçirdi ve Semerkand yerine burayı karargah yaptı.Burayı güzelleştirdi ve süsledi.Timur başkent Semerkanda ise sadece 9 kere gidebilmişti.Timurun İsfahan fethinde askerine ne kadar değer verdiğini anlıyoruz.Timura teslim olan İsfahan şehrini teslim almaya gelen az sayıdaki Timurlu askerler ve memurlar halk tarafından öldürülünce Timur çileden çıkmıştı.Derhal ordusuna şehrin yağmalanmasını ve her askerin belli sayıda kelle getirmesini emretti.Fakat fakihlerin oturduğu mahalle bu emirden muaf tutulmuştu.Timurun emri yerine getirildi ve İsfahanda oluk oluk kan akmıştı.Söylenenlere göre öldürülenlerin sayısı 70.000’i aşmıştı.Timur bununlada yetinmeyip ölenlerin kellellerinden şehrin göbeğine kuleler yaptırmış ve kemiklerini inşaat harcında kullanmıştı. Timurun amacı sürekli,istikrarlı bir devlet kurmak değildi.Timur devleti yağmacı,hiç bir meydan okumayı geri çevirmeyen tipik bir Türk devletiydi.Bu amaçla yola çıkan Timur Sultan Bayezidin Şehzade olduğu dönemlerde Maveraünnehirin doğusunu almış, 1371’de  Harezmde zafer kazanmış, 1384’de Rus bozkırlarına kadar ilerlemiş Moskovayı yakıp hükümdarlığını kanıtlamıştı.Daha sonra İran seferine çıkarak Tus ve Nişabur ve İsfahanı himayesi altına aldı.Timur durmak bilmiyordu.Azerbaycan ve Ermenistanıda ele geçiren Timur ardından Hemedan’ı aldı. Cengiz İmparatorluğunun varisi olmak isteyen Timur, Bayezid’in Anadoluda egemen olmasına tahammül edemiyor ona himayesi altına girmesini söylüyor ve küçümsüyordu.Timur bir yandanda kendisini İlhanlı varisi olarak gösterip Osmanlıya kendisine bağlı bir uc beyliği muamelesi yapıyordu. Timurun isteği Anadoludaki diğer beylikler gibi Osmanlınında üstünlüğünü kabul etmesiydi.Öte yandan Anadoludaki dengelerin değişip beylerin eski topraklarına ulaşmalarını istiyordu.Bu iki hükümdar arasındaki rekabet ve atışma Selçuklu-İlhanlı rekabetine dönüşmüştü.Timur İlhanlı Sultan Bayezid ise Selçuklu hükümdarı gibi davranıyordu. Timur ayrıca Bayezidin Doğu Anadolu da aldığı yerleri kendi toprağına tecavüz olduğuna inanıyordu.Bayezidin ayrıca Karakoyunlu Beyi Kara Yusuf ve Irak Sultanı Ahmed Celayiri Timura vermeyip muhafaza etmesini kendisine bir meydan okuma olarak görüyordu. Ayrıca mektuplaşmada Bayezid Timur’a hakaret ediyor ve ağır bir dil kullanıyordu. Fakat Timur tüm bunlara rağmen Niğboluda Haçlıları yenen Bayezidden çekiniyor ve olası Memlük-Osmanlı ittifakından dolayı temkinli davranıyordu. Savaşın kaçınılmaz olduğunu öngören Timur hazırlıklara başlamıştı. Bayezid’e karşı Niğbolunun intikamını almak isteyen ve Osmanlı baskısından kurtulmak isteyen Hristiyanlarla işbirliğinin yanı sıra Anadoludaki Tatarları kendi yanına çekmeye çalışıyordu.Timur Tatarlara aynı soydan olduklarını söylüyordu.Ayrıca Bayezidin sert davranışları casusların işini kolaylaştırıyodu.Askerin bu eğilimini anlayan Vezir Ali Paşa Bayazid’e uyarıda bulunsada söz dinletemedi.Vezir Ali Paşa en azından askeri cesaretlendirmek için hazineden askerlere para dağıltımasını yalvardıysada Bayezid bildiğinden vazgeçmiyordu.

 

Savaşın sebeplerine değinecek olursak Timurdan kaçıp Bayezid’e sığınan Sultan Ahmed’e Kütahya, Kara Yusuf’a ise Kayseri ve Aksaray civarının hasılatı dirlik verilmişti.Timurun düşmanları olan bu kişiler Osmanlıya sığınınca iki ülke arasındaki ilk münasebetler başladı.Timur Bayezid’e tehditli bir mektup göndererek sığınmacıların iade edilmesini istedi fakat Bayezid’i bu mektup çileden çıkardı ve teklifini kabul etmedi.Timurun mektupları devam ettirmesinden korkan Kara Yusuf Hit sahrasına indi.Sultan Ahmet ise Bağdat’a kaçtı. Timur, kışlası olan Karabağda iken Germiyan,Menteşe ve Aydın beyleri Timura sığındı.Bu beylerde Timura şikayette bulundular.Ayrıca Bayezidin Timurun kendi sahası olarak gördüğü toprakları işgal etmesi Timurun sabrını taşırıyordu.

 

Bunların sonucunda Timur 1400 de Sivas’a girdi ve 18 günün sonunda kaleyi düşürdü.Şehir düşmesine rağmen direnç gösteren 4 bin Ermeniyi kendi kazdıkları toprakta diri diri gömdü.Bu savaşta Bayezidin oğlu Şehzade Ertuğrulda şehit düşmüştü.Bu sırada İstanbul kuşatmasında bulunan Sultan Bayezid Anadoluya doğru harekete geçti.Fakat o geldiğinde iş işten geçmiş şehirler istila edilmişti.Daha sonra Timur Memlük Sultanı Berkuk’un babası döneminde zincire vurulan ordu komutanı Otlamış’ın serbest bırakılması için Memlük’e elçi göndemişti.Fakat gönderilen bu elçide zincire vurulunca Timurun olaya müdahil olması kaçınılmaz oldu.Nihayetinde Halep yerle bir olup yağma edildi ve olası Memlük-Osmanlı ittifakı son bulmuş oldu.

 

Timur 1401 de Bağdatı aldıktan sonra kışlası olan Karabağ’a geri döndü.Bu sırada Bayezidden elçiler aracılığıyla mektup gelmişti.Timur Bayezid’e barış teklifi sunmuş ve şartlarını söylemişti.Bu şartlar; Kara Yusufun idam edilmesi yada Timura teslim edilmesi idi.Timur Anadolu Türkleriyle savaşa karar vermeden önce bir hayli düşünmüştü.Sıkça kahinlere danıştığını bildiğimiz hükümdara müneccimler savaşı kazanacağını söylüyordu.Timur bir süre sonra kendisine verilmesini istediği Kemah kalesini istila etti ve oradan Sivas’a geçti.Bayezid’in mektupları Timur’a sunuldu, beklenilenin aksine Sultan Bayezid Timur’a meydan okuyor ve cenge davet ediyordu.Bunun yanı sıra mektuplarında diplomatik deyimlerden kaçınmış ve kendi adını altınla Timurun adını ise siyah mürekkeple yazdırmıştır.Timur ise ona eşit davranmıştı.Bu mektuplara rağmen Timur hala Bayezid’e barış teklifinde bulunuyordu.Bu sefer Tahertan’ı bırakmasını ve bir oğlunu kendisine esir göndermesini istiyordu.Fakat bu teklifte kabul edilmeyince savaş kaçınılmaz olmuştu.

 

Bayezidin Tokatta olduğunu öğrenen Timur güneye doğru inerek oradan Kırşehir’e geçti.Oradan Ankaraya geçen Timur Bayezid’i kendine çekmek için Ankarayı kuşattı.Bayezidin harekete geçtiğini öğrenen Timur derhal Çubuk ovasına ordusunu konuşlandırdı.Su kuyularını ve kaynaklarını zapt edip düşmanın beklemeye başladı.Bölgeye gelen Bayezid kendisine çok güveniyordu ve hiç tedbir almamıştı.Derhal savaşmak istiyordu. İki hükümdarda ordusunu bizzat dizmişti.İki orduyuda hükümdarların oğulları ve vezirleri zapt ediyordu.Asya ve Avrupadaki en yetkin komutanlar şimdi karşı karşıya idi.Timurun ordusunda sağ cenabda (kol) en büyük oğlu Miranşah vardı.Sol cenab ise Şahruh ve Halil komutasında idi.Merkez ise Mirza Mehmete bırakılmıştı.40 alaydan oluşmuş ihtiyat kuvvetleri ise Timurun komutasında bekliyordu.Osmanlı ordusunda ise sağ cenabda Anadolu askerleri ile Büyük Şehzade Süleyman,sol cenabda Bayezidin kayınçosu ve vassalı Sırp Stefan Lazareviç askerleriyle birlikte emir bekliyordu.İsa,Musa ve Mustafa ise Sultan ile merkezde idi.Çelebi Mehmet ise ihtiyat kuvveleri ileydi. Sabahın ilk saatlerinde iki orduda hücum emriyle savaşa tutuştular.Osmanlılar “Allah,Allah”, Timurlular “sürün,sürün” nidalarıyla savaşıyorladı.Mirza Ebubekir Osmanlı ordusunun arkasına doğru hücum etmiş fakat Sırpların direnci ile karşılaşmıştı.Ordunun merkezini kontrol eden Mirza Mehmet kanatlardan bir sonuç çıkmaması üzerine dedesi olan Timurdan izin isteyerek Osmanlı ordusunun merkezine saldırdı.Çelebi Mehmet’in Şahruh’u püskürttüğünü gören Mirza Mehmet askerlerinin bir kısmını Şahruh’a desteğe gönderdi.Osmanlılar en başlarda Timuru püskürtsede iki katı olan ordunun ihtiyat kuvvetleride bitmek bilmiyordu. Bu sırada beylerinin düşman safında olduğunu gören Aydın askerleri taraf değiştirdiler.Bundan sonra Saruhan,Menteşe,Germiyan ve Tatarlarda buna ayak uydurdular.Bu sırada Sultan Bayezidi oğullarıda terk etmişti.Fakat Sırp Stefan Lazareviç Sultanına sadık kalarak askerleriyle birlikte canla başla mücadele ediyordu.Sultan Bayezid oğulları tarafından terk edilmiş şekilde cenk ediyordu.Fakat daha fazla direnemeyen Sultan Bayezid esir düştü. Onun yakalanmasını Fatih ve II.Bayezid dönemi tarihçisi Aşıkpaşazade şöyle yazar: Sultana bağlı Solok Karaca diye birisi Sultana “çok güvendiğin vezirlerin,oğulların,yoldaşların nerede ?” demiş.Sultan Bayezid buna çok sinirlenip atını dizginleyip Tatar ordusunun içine dalmış.Bayezid’i gören Germiyan Beyi savaşan kişinin Sultan Bayezid olduğunu söyleyince Timurlu askerler onu yakalayıp tutsak etmişler. Sultan ile beraber oğlu Musa ve önemli beyleride esir düşmüştü.Timur esir düşen Bayezid’e iyi davrandı, izzet-i ikramda bulundu ve ona bunun takdir-i ilahi olduğunu söyledi.Daha sonra Timur Bayezid’e bunu kendisinin kendisine yaptığını söyledi.Timur daha sonra Bayezid’e gönlünün asla savaşmaktan yana olmadığını söyledi.Bayezid yaptıklarını itiraf ve kabul etti.Daha sonra onunla birlikte esir edilmiş oğlu Musa bağışlandı ve hil’at giydirildi. Bundan sonra yağmalar başladı.Timurun oğlu Şahruh Bursayı, beyleri ise Anadoluyu yağmaya başladılar. Aşıkpaşazde Timurun Bayezid’e davranış biçimini farklı anlatır.Timurun Bayezid için ayaklı ve parmaklı hareket edebilen tahteravan yaptırdığını ve onu gittiği şehirlerde yanında götürdüğünü söyler.Hatta bir şiirinde şöyle der;

 

            “Timur’un ettiği işi kafir bile etmez, onun elinden insanlar

              Erkek, hanım, kız oğlan neler çektiler bir bilsen”.

 

Fakat Aşıkpaşazade’nin bu anlatımı ileride çok tartışılacak olan kafes meselesine neden olacaktır.Bu tartışma Avrupalı tarihçilerin parmaklıklı oda veya tahterevan anlamına gelen kafes kelimesini yanlış yorumlanmasıyla başlamıştır.Yani bu kafes meselesi asılsızdır.Fakat Bayezidin zincire vurulması gerçektir.

 

Bu savaşın sonuçlarını ele alırsak Ankara savaşı Osmanlıya bir hayli pahalıya patlamıştı.Bayezid’in hayali olan ve üzerinde çok uğraştığı merkezi otorite çökmüş, Anadoludaki sağlanan birlik bozulmuş, Osmanlıya bağlı beylikler ve onların beyleri eski güçlerini kazanmıştı.Bursa ve Anadolu Timur tarafından yağmalanmıştı.Timur daha sonra gaza ettiğini kanıtlamak için Osmanlının alamadığı İzmiri 15 günde aldı ve Müslüman toprağı yaptı.Bu olaylardan kısa süre sonra şehzadeler arasında taht mücadelesi başladı.Bu aslında Osmanlının 13 yıl belirsizlik içinde olduğu ve ülkeyi kaosa sürükleyen “Fetret Devri”’nin başlangıcıydı.

 

                                                               Kaynakça     

 

AŞIKPAŞAZADE,Tevarih-i Ali Osman,Gökkubbe Yayınları,2010.

EMECEN, Feridun,Osmanlı İmparatorluğu Kuruluş Ve Yükseliş Tarihi(1300-1600),İş Bankası Yayınları,2015.

HALAÇOĞLU, Yusuf,<<Ankara Savaşı>>,İA,C.III,s.211.

HAMMER, Joseph,Osmanlı Tarihi,çev.Mehmet Ata,C.1,İstanbul,1997.

İNALCIK, Halil,Devlet-i ‘Aliyye Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-1,İş Bankası Yayınları,İstanbul,2009.

JORGA, Nicole,Osmanlı İmparatorluğu Kuruluş Ve Yükseliş Tarihi,çev.Nilüfer Epçeli,Yeditepe Yayınları,İstanbul,2005.

KEMAL, Namık,Osmanlı Tarihi,Bilge Kültür Sanat Yayınları,2005,İstanbul.

UZUNÇARŞILI, İsmail Hakkı,Osmanlı Tarihi,Türk Tarih Kurumu,Ankara,1984.

Halil İnalcık,Devlet-i ‘Aliyye Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-1,İş Bankası Yayınları,İstanbul,2009,s.67-68.

Feridun Emecen,Osmanlı İmparatorluğu Kuruluş Ve Yükseliş Tarihi(1300-1600),İş Bankası Yayınları,2015,İstanbul,s.89-90.

  Halil İnalcık,Devlet-i ‘Aliyye Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-1,İş Bankası Yayınları,İstanbul,2009,s.71-72.

Nicole Jorga,Osmanlı İmparatorluğu Kuruluş Ve Yükseliş Tarihi,çev.Nilüfer Epçeli,Yeditepe Yayınları,İstanbul,2005,s.283.

İsmail Hakkı Uzunçarşılı,Osmanlı Tarihi,Türk Tarih Kurumu,Ankara,1984,s.301.

Joseph Hammer,Osmanlı Tarihi,çev.Mehmet Ata,C.1,İstanbul,1997,s.71.

İsmail Hakkı Uzunçarşılı,Osmanlı Tarihi,Türk Tarih Kurumu,Ankara,1984,s.301.

Joseph Hammer,Osmanlı Tarihi,çev.Mehmet Ata,C.1,İstanbul,1997,s.72.

Nicole Jorga,Osmanlı İmparatorluğu Kuruluş Ve Yükseliş Tarihi,çev.Nilüfer Epçeli,Yeditepe Yayınları,İstanbul,2005,s.284.

Halil İnalcık,Devlet-i ‘Aliyye Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-1,İş Bankası Yayınları,İstanbul,2009,s.71-72.

Feridun Emecen,Osmanlı İmparatorluğu Kuruluş Ve Yükseliş Tarihi(1300-1600),İş Bankası Yayınları,2015,İstanbul,s.90-91.

Yusuf Halaçoğlu,<<Ankara Savaşı>>,İA,C.III,s.211.

Halil İnalcık,Devlet-i ‘Aliyye Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-1,İş Bankası Yayınları,İstanbul,2009,s.72-73.

Joseph Hammer,Osmanlı Tarihi,çev.Mehmet Ata,C.1,İstanbul,1997,s.72.

İsmail Hakkı Uzunçarşılı,Osmanlı Tarihi,Türk Tarih Kurumu,Ankara,1984,s.302

Namık Kemal,Osmanlı Tarihi,Bilge Kültür Sanat Yayınları,2005,İstanbul.

Joseph Hammer,Osmanlı Tarihi,çev.Mehmet Ata,C.1,İstanbul,1997,s.79-80.

Namık Kemal,Osmanlı Tarihi,Bilge Kültür Sanat Yayınları,2005,İstanbul.

Joseph Hammer,Osmanlı Tarihi,çev.Mehmet Ata,C.1,İstanbul,1997,s.79-80.

Aşıkpaşazade,Tevarih-i Ali Osman,Gökkubbe Yayınları,2010,s.123.

Halil İnalcık,Devlet-i ‘Aliyye Osmanlı İmparatorluğu Üzerine Araştırmalar-1,İş Bankası Yayınları,İstanbul,2009,s.75-76.

Nicole Jorga,Osmanlı İmparatorluğu Kuruluş Ve Yükseliş Tarihi,çev.Nilüfer Epçeli,Yeditepe Yayınları,İstanbul,2005,s.284.

Aşıkpaşazade,Tevarih-i Ali Osman,Gökkubbe Yayınları,2010,s.124.

Joseph Hammer,Osmanlı Tarihi,çev.Mehmet Ata,C.1,İstanbul,1997,s.82.

Feridun Emecen,Osmanlı İmparatorluğu Kuruluş Ve Yükseliş Tarihi(1300-1600),İş Bankası Yayınları,2015,İstanbul,s.92.



SİZDEN GELENLER

Okunma Sayısı: 158

Bilecik Gölpazarı Çengeller Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği

© Copyright 2020  V4.1 Tüm Hakları Saklıdır. | Dernek Sitesi | Köy Sitesi


Top